Yan Baglar Kopunca |
Topuklu ayakkabı ile düğünde göbek atma sporu kazası sonucu kopan yan bağlarım ve alçıya alınan ayağım. 08 Temmuz 2011'den itibaren sanırım 21 gün yazarım... |
Ve işkence yeni yıl ile geri döndü!
Zavallı yan bağlarım ve kaslarım güçlensin diye elektrik akımı tedavisi anacığııımmmm aarrgghhh
Ayak tepede, şoförle 13 kişi Edirne’ye doğru yoldayız.
En kalabalık yolculuğumuz olabilir.
Prenseslik yapıyorum. Suratımı azıcık buruşturup “zahmet olmazsan bana…” ile başlayan cümleler kuruyorum.
Akşama Edirne’de konser var. İlk defa gidiyorum.
Çocuklar PS turnuvasında. Testesteron oranı gittikçe artıyor.
Azıcık uyusam mı diyorum ama ters oturuyorum ve midemden korkuyorum.
Bugün hayat böyle devam ediyor.
Edirne’yi merak ediyorum. En son Eskişehir’e 9 saatte gitmiştik, ondan azıcık daralıyorum.
Of bir de itiraf edeceğim: PES 2011 oynanıyor ve ben futboldan çoook sıkılıyorum!!!
tamam ya baştan anlatıyorum:
benim ayak aslında iyileşmişti ya hani… fizik tedavilere son, alçılara ölüm!
9 kasım akşamını 10 kasıma bağlayan sabah saatleri sırasında yani tam 4 ay sonra tarih tekerrür etti.

Sevgili Can’ımın doğum gününü kutlarken Sevgili Birol bizi Babylon Lounge’tan çıkmadan yamulttu.

Sonrası topuklu ayakkabılarımla işbirliği yapan yollar ve Hayal Kahvesi’nde dillere destan bir uçuş.
Kaç gündür yarebbim umarım hatırlayan yoktur, diye utanç.

Ama kaçar mı… Arayan arayana. Üstelik görgü tanıkları da mevcut.
Sonuç: Rezillik. Bilanço: Kopan yeni yanbağlar. Tedavi: Brace ve buz kompres.

3 hafta en yakın arkadaşları olacaklar.
Neyse yarın Edirne.
İki bilek arasindaki farki bulun.
Tarih ve tekerrur.
Öncesi :) 09.11.2011
Sevgilinin doğum günü için süslenildi.
Ve Mutlu Son ;)
Ve fizik tedavide son gün… Bana elektrik akimi verdigi siradaki mutlulugunu yakaladim sevgili takipçi: işte Dilek Doktorum. :)
Şaka bir yana o beni bu kadar korkutmasaydi böyle disiplinli gelmezdim buraya. Ve tabii bu kadar güven vermeseydi günden güne iyi olacağıma inanmazdım.
Kendisine cok tesekkur ederim huzurlarinizda. Yani Dilek Türen’e :)
Bugun bitiyor. Umarim geri gelme nedenim sadece gecerken hatir sormak amacli olur.
Bu arada bugün burası şenlikli. 6 yaşında bir kız bir erkek ikizler var. Biri tedavi olurken diğeri onun yanında bekliyor. Toplar, terabantlar birbirine girmiş durumda. Buranin bir oyun parki olduğuni iddia ediyorlar. Görevliler de peşlerinde haaaayiiiiirrrrrrr yapiyor. :))
Gunlerden 13 Eylul.
Yani 8 Temmuz’dan bir hayli uzakta.
Azicik canim sıkkın bugün. Fizik tedavide “işler iyi degil” dedi Dilek doktorum.
Dizimde içe dönüklük oluşmuş. Hiçbir zaman cok sosyal degildi zaten, dedim. Saka saka.
Ayrica bilekte kisitlilik devam ediyormus ve bu kadar sure gecmesine ragmen bu normal degilmis.
Diyemedim ki “e doktor civanim, sen tatillere gidince, ben digerlerine guvenemedim de gelmedim fiziklere.” Diyecekti ki o zaman “Ama degil ki bu bahane, sen devam edecektin egzersizlere evde”
Simdi korkuyorum. Ya birsey kalirsa diye.
Yine de guzel haberler de var tabi. Mesela bisiklete binmem serbest. Hem de iyiymis bile.
Bugun biraz canim sıkkın ama esseklik bende.
Siz siz olun, egzersileri bırakmayin hemen iyilestim diye.
Biz simdi yogunlastirilmis tedaviye geciyoruz.
Tabii bir de fizik tedavi doktoruma gorunecegim bugun yeniden.
Korkuyorum anne!
Veeee ilk topuklu ayakkabi gecesi baslar :))
Tarih tekerrurden ibaret olmasin.